Güncel Bilgi Moda Sağlık Haber Yeri

Spec Ops oyunu

2K Games’in dağıtımını, Yager Development’ın ise yapımını üstlendiği Spec Ops: The Line aslında çok uzun zaman önce, 2009 yılının sonlarında Spike TV Ödül Töreni’nde duyurulmuştu. Yaklaşık üç senelik bir bekleyişin ardından oyunumuz nihayet bizlerle ve test edilmeye hazır. Oyunsitesi.com olarak bizim de diyeceklerimiz var, bu yüzden fazla uzatmadan yazıya geçiyorum.

Spec Ops enteresan ve özellikle “post apokaliptik” atmosferi sevenler için hoş bir senaryoya sahip. Yine kıyamet vari konular işlenmiş ama bu sefer Arap Yarımadası’nda, Dubai topraklarındayız. Kumlar altında kalan şehir adeta “ölü” hâlde ve buradaki Amerikan güçlerine de ne olduğu bilinmiyor. Keşif için Dubai’ye inen ana karakterlerimiz Walker, Adams ve Lugo’nun iki görevi var; Olup biteni öğrenmek ve 33. Tabur’la Albay John Konrad’ı bulmak. Yine de sadece üç kişi biraz saçma olmamış mı?

Spec Ops: The Line’ın hikâyesi ilerledikçe yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Belki fazla sürükleyici değil ama konunun iyi işlendiği kesin. Oyun içi grafik motoruyla yapılan ara sahneler tat katmış ve en önemlisi oldukça esprili bir dile sahip. Bilhassa bahsettiğim üç asker kendi aralarında sık sık enteresan muhabbetlere giriyorlar. Bunca aksiyonun içinde biraz gevşemek adına iyi düşünülmüş.

Yapımımız bildiğiniz gibi TPS türünde ve Unreal Engine 3 deyince akla ilk gelen siper alma sistemi üzerinden ilerliyoruz. Son derece alakasız oyunlar olmasına rağmen Spec Ops: The Line bana bu noktada Mass Effect oyunlarını hatırlattı. Aslında bu daha çok yönettiğimiz karakter olan Martin Walker’ın ME serilerindeki Komutan Shephard’a benzemesiyle alakalı. Bahsettiğim benzerliği oyunu gördüğünüzde sizde fark edeceksinizdir.

Neyse, konudan koptuk. Dediğim gibi Spec Ops aslında biraz çizgisel yapıya sahip ve açık alanlarda oynasak dahi belli koridorlarımız var. Kolay seviyede oynadığınızda düşmanlar zaten tek kurşunla ölüyorlar ve sürekli “siper al, ateş et, ilerle” döngüsünde gidiyorsunuz. En azından biraz mücadele isteyenlerin ileri zorluk seviyelerinde başlamalarını öneririm.

Grafikleri her ne kadar buna sekte vurmaya kalkışsa da, oyun atmosfer yönünden oldukça başarılı. Dubai’nin ve çöl ortamının havası zaten bir başkayken, etkileyici sahneler de iyice tat katıyor. Spec Ops’da “eksi” olarak nitelendirebileceğim bir nokta ise hareket problemleri. Örneğin son olarak Ghost Recon: Future Soldier’ı oynadım ve ikisinin de birbirine benzer yönleri var. Özellikle hareket mekanikleri bayağı yakın ama bir farkla; Ghost Recon’unki mükemmelken, Spec Ops vasat kalıyor. İyice alışana kadar problemler yaşamanız olası bu nedenle.

Yapay zekâ konusunda ise düşmanlarımız pek akıllı, zeki hareket ediyor diyemem. Buna rağmen takım arkadaşlarımız üstlerine düşeni hakkıyla yapıyorlar. Bazı aksiyon oyunlarında gördüğümüz gibi boş boş hareket edip, süs gibi beklemiyorlar. Düşmanın içine giriyorlar, birçoğunu size fırsat vermeden öldürüyorlar.

Oyunun Ghost Recon’a da benzediğini söylemiştim. Aynı şekilde bunda da bazı noktalarda taktiksel oynamak gerekiyor. Takım arkadaşlarımıza emirler verebiliyoruz. Fazla detaylı değiller ama yeterince iş görüyorlar. Emrimize göre ateş edebiliyorlar veya duruyorlar. Oldukça uzun bir oynanış süresi sunan Spec Ops: The Line oynanabilirlik ve eğlence yönünden ne mükemmel bir oyun, ne de kötü. Açıkçası bir noktadan sonra sıkılmanız da olası.

Multiplayer kısmını yapan firma Yager değil, Darkside Game Studios. Fena bir iş çıkarmamışlar ama co-op’a yeterince destek verilmemesi hoş olmamış. Muhtemelen Ağustos ayında bunun için ücretsiz bir DLC çıkaracaklar ve yeni görevler eklenecek ama Spec Ops zaten 2-3 ay içinde bıkılacak bir oyun maalesef. Yine de modlar eğlenceli, 30’a yakın da silah ve perk’ler mevcut.

Oyunla ilgili hiçbir bilginiz olmasa dahi Unreal 3 grafik motorunun kullanıldığını anlayacaksınızdır. Zira artık o kadar çok yapımda kullanıldı ki bu “eski toprak”, o “sarımsı” tonlara fazlasıyla aşinayız. Yıllanan görseller artık sırıtmaya başlamış açıkçası. Tamam, çok kötü değil ama günümüz yapımlarının da biraz gerisinde kalıyor. Fizik efektleri script sahneler dışında kendini gösteremiyor, karakter modellemeleri vasat. Buna rağmen ışıklandırmalar hâlâ muhteşem ve göz alıcı gözüküyor. Karakter seslendirmelerinin iyi oturduğu oyunda, silah sesleri de aynı şekilde başarılı. Kullanılan lisanslı müzikler ise atmosferi destekleyen unsurlardan.

Son olarak diyebilirim ki; ben Spec Ops: The Line’ı beğendim. Biraz arada kalmış havası var, her yönden ufak eksikleri var ama kendini oynatıyor bir şekilde. Max Payne 3’den sonra aksiyon oyunu arayanlar buyursun denesin. Herkese iyi oyunlar diyorum.

Etiketler:

Spec Ops oyunu Hakkında Yapılan Yorumlar

Forumdan Kategoriler

Dondum Fan

iç giyim gece Canlı Rulet Oyna
Ma Seyret Tv canli mac izle bedava iddial bahis siteleri Rulet Canli Oyna