Güncel Bilgi Moda Sağlık Haber Yeri

Anne Sütünün Faydaları

Anne sütünün üstünlükleri  Anne Sütünün Faydaları anne sütünün yararları
Anne sütünün özellikleri, diğer süt ve mamalara (formül ve endüstriyel sütlere) karşı üstünlüklerini dile getirmek başlı başına bir kitap konusu olacak kadar geniş ve önemlidir. Elinizdeki başvuru kitabının maksadını aşmaktadır. Anne sütünün üstünlüklerini şöyle özetleyebiliriz:
Her şeyden önce anne sütü ücretsizdir, kolayca elde edilir, temizdir, tam vücut sıcaklığındadır, hazırlamak gerekmez, bebek istediği anda verilebilir.
Anne sütü içindeki protein, karbonhidrat, yağ, mineral, amino asit vb. maddeler çocuk için en uygun miktarda olup sindirimi kolaydır, bebeğin bağırsaklarından daha kolay emilir. Örneğin anne sütündeki demir miktarı formül sütlerdekin-den daha az olmasına rağmen daha fazla emilir ve anne sütü alan bebeklerde kansızlık daha az oluşur. Ayrıca anne sütü içinde sütün sindirilmesini sağlayan bazı enzimler de mevcuttur ve daha bebeğin ağzında iken anne sütü sindirilmeye
başlanır.


Anne sütünün hazmedilmesi kolaydır ve ihtiva ettiği çeşitli maddelerin tamamına yakını vücutta kullanılır. Bu nedenle boşaltım organları üzerine fazla yük binmez.
Anne sütü içinde bulunan çeşitli antikor (mikroplara karşı bağışıklık sağlayıcı maddeler) ve mikrop öldürücü enzimler bebeğin hastalanma ihtimalini azaltır. Örneğin yapay beslenen bebeklerde ishal vakaları anne sütü alan bebeklere göre 14 kat daha fazla görülür. Aynı şekilde solunum yolu enfeksiyonları da daha az görülür. Öyle ki bu etki anne sütünün bırakılmasından bir sene sonraya kadar uzayabilmektedir.

Anne sütü organların gelişimini ve faaliyetlerini düzenleyen büyüme faktörleri ihtiva eder. Dişlerin gelişimi için gerekli besin maddeleri ve mineralleri ihtiva eder. Bebeğin ihtiyacını karşılayacak miktarda flor maddesi içerir. Yurdumuzda çoğu içme sularında yeterince flor bulunmadığı göz önüne alındığında bunun önemi daha iyi anlaşılır..
Özellikle kolostrum (ağız sütü) adı verilen doğumdan hemen sonra gelen ve 4-5 gün devam eden daha sarı ve koyu kıvamlı olan süt bu bağışıklık maddeleri yönünden çok zengindir ve bebeklere muhakkak emzirilmelidir.
Kolostrum (ağız sütü) 24 saat, anne sütü 6 saat oda ısısında kalsa bile içinde bakteri (mikrop) üremez. Buzdolabında saklandığı zaman hiç bakteri üremesi olmaz. Açıkta bırakılan anne sütüne dışarıdan bakteri bulaşsa dahi, buzdolabında saklanması halinde bu bakteriler 5 gün içinde tamamen kaybolur. Bu durum anne sütünün bakterilere karşı ne kadar etkili olduğunun iyi bir göstergesidir.
Anne sütünün yapısı bebeğin o anki ihtiyacına göre değişmektedir. Öyle ki 7 aylık doğan bir prematüre (gününden önce doğmuş bebek) ile, 8 aylık bir prematüre bebeğin ve gününde doğmuş bir bebeğin anne sütleri farklıdır. Bebek büyüdükçe sütün yapısı ihtiyaca göre değişmekte hatta emzirmeye başladığı anla, emzirmenin sonuna doğru dahi bileşimi değişmektedir. Emzirmenin sonuna doğru anne sütündeki yağ miktarı artar ve çocuğa doygunluk hissi vererek emmeyi bırakmasını sağlar, böylece aşırı kilo alarak şişmanlamayı önler. İlk yaşlarda alman fazla kilolar vücuttaki yağ hücrelerinin sayısını artırır, bu da ileri yaşlarda gelişecek şişmanlığın en önemli nedenlerindendir. Şişmanlık damar sertliği,

yüksek tansiyon gibi hastalıkların sebeplerinden biri olmaktadır. Anne sütü ile beslenme daha ilk yaşlarda itibaren insanı bu türlü hastalıklara karşı korumaya almaktadır. Böyle mükemmel bir organizasyonu inek sütü veya hazır mamalarla sağlamak katiyen mümkün değildir.
Anne sütünün allerji yapma özelliği yoktur. Anne sütü alan bebeklerde egzama, astım gibi allerjik hastalıklara karşı da iyi bir korunma sağlanır.
Emzirme olayını sadece beslenme ve çocuğun enerji ihtiyacını karşılama olarak sınırlamak doğru değildir. Emzirme olayının bir de psikolojik yönü vardır. Emme esnasında anne ve çocuk arasında gerçekleşen fiziksel temas birbirlerini benimsemelerini, çocukta yalnızlık hissinin kaybolmasını, temel güven duygusunun yerleşmesini temin eder. Bu da sağlıklı bir kişiliğin ön şartlarıdır.
Sık emzirme süt salgısının artmasını sağlar. Emzirmenin anne için de faydalan vardır. Emziren annelerde doğum sonu kanamaları daha çabuk kesilir. Emziren annelerde meme kanseri ve rahim kanseri daha az görülür.
Bebeğini emziren anneler ilk 4-6 ayda %100 e yakın oranda tekrar hamile kalmaya karşı korunmuş olurlar. Ancak doğumdan sonraki 4-6 aydan sonra %15 oranında hamile kalma ihtimali vardır. Bu aylardan sonra uygun bir doğum kontrol metodu kullanılmalıdır.
Anne sütü emmek, bebeğin anne üzerindeki en doğal hakkıdır. Bebeğini emzirmek ise annenin hem kendine hem de bebeğine karşı, yerine getirmesi gereken önemli bir görevidir. Emzirmenin meme estetiğini bozduğu ve sarkmalara sebep olduğu görüşü gerçekçi değildir. Annelerin, bir yaratılış hari-

kası olan bu emzirme nimetini, muhakkak değerlendirmeleri gerekir. Bebeğini emzirmek anne için yük değil, bir mutluluk kaynağı olmalıdır.
Özellikle ilk 6 ay süresinde bebeğin sağlıklı gelişimi için anne sütü şarttır. Bazı şüpheci anneler sütlerinin yetmediğini zannederek bebeğe emzirmeden sonra inek sütü veya mama verirler. Emmeden sonra su dahi verilmesi bebekte tokluk hissi uyandırdığından anne sütüne olan iştahı azaltacaktır. Sütlerinin yetmediğinden şüphe eden anneler, bir doktora danışmadan inek sütü veya hazır mama vermemelidir. İlk aylarda emzirmenin belli saatleri yoktur. Bebek ne zaman isterse emzirilmelidir. Ne kadar sık emzirilirse, memelerde süt artışı o kadar hızlı olur. Anne emzirmeyi istedikten ve sütünün yeteceğine inandıktan sonra sütünün yetmemesi söz konusu değildir. Sütüm yetmiyor veya çocuğa yaramıyor gibi gerekçelerle emzirmenin kesilmesi sakıncalıdır. Çünkü bebek annesini emerken meme ucu uyarılır ve bu uyarılar beyine ulaşarak süt salgısını artıran hormonları harekete geçirir.
Memelerde biriken süt boşaldıkça, boşalan sütün yerine yeni süt üretimi başlar. Süt üretimini artırmak için emzirmeden sonra memede kalan fazla süt sağılıp boşaltılmalıdır.

Anne Sütünün Faydaları Hakkında Yapılan Yorumlar

Forumdan Kategoriler

Dondum Fan

iç giyim gece pet taksi